28 Temmuz 2014 Pazartesi

Mışko!

20 Ağustos 2013, 11:07
Mışko!
 Türküler toplumun asırlık birikimlerini günümüze yansıtmaya yarayan önemli araçlardır. Türkülerle herkes kendini bulur, kendini hayatla barıştırır. Hayatı sevmenin gayesidir aslında türküler. Bazen bir feryatla karşınıza çıkar; isyan eder, haykırır da haykırır. Bazen ise coşku dolu sözleri ile sizi çocuklar gibi şenlendirir. Hakikaten çocuk olmuşsunuzdur, belki farkında bile değilsinizdir. Türkünün ritmiyle coşar, ritmiyle neşelenirsiniz. Hele ki Kâhtalı İbo’nun “Mışko” türküsünü dinleyince kendinizden geçersiniz. İbo sizi adeta “Mışko” efsanesiyle çocuklar gibi neşelendirir. Üniversite yıllarımın sınav dönemlerindeki teselli kaynağımdı benim “Mışko”. Mışkoyu dinledikçe sınav stresinden kurtulur, üstün başarı sağlardım. Kâhtalı İbo’nun Mışko türküsünün başında anlattığı hikâye sizi gerçekten aşkın âmâlaşmış gözünü gösterir. Mışko’nun hikâyesi, çobanlıkla geçimini sağlayan bir Türk erkeğinin, zengin ve de havalı bir Kürt kızına âşık oluşudur. Çoban, bu zengin kızını çok sever, yoluna düşer, divane olur. Ama kader ya, çoban çor çirkindir!... Efsaneye göre belki de dünyanın en çirkin erkeğidir bu çoban, kız ise dünyalar güzeli bir dilber… Kız beğenmez tabi, çobana “Mışko” der! Mışko’nun ömrü geçer bu dilberin yolunda. Duymadığınız methiyeler anlatır Mışko. Ama nafile... Kız bu methiyelere mukabil Mışko’ya olmadık ithamlarda bulunur. Dilber istediğini bulamaz, Mışko da istediğine kavuşamaz. Aslında efsanenin sonunu ben de bilmiyorum. Ama bildiğimiz bir şey daha var ki; Kâhtalı İbo’nun artık efsane oluşudur. Evet, İbo’yu bayrama saatler kala kaybettik.

Bir odada ıp-ışk olmuş bir halde… Ölüm bu; türkücü de olsanız, şah da olsanız, enbiya hatta peygamber dahi olsanız Azrail’den asla kurtulamazsınız. Ölüp beyaz kefene sarılacaksınız illaki. İbo da Ramazan ayında, Gerger’de kalbine yenik düştü; ahirete göç etti. Lâkin Adıyaman’ı, Kâhta’yı Mıçé, Nurettin Rençber’le ve daha birçok sanatçı ile beraber en çok tanıtan Kâhtalı İbo’ya yapılan hürmetsizlik “Mışko” efsanesinin kalbine adeta hançer vurdu. Bizi Mışko ile coşturan ve de memleketi şenlendiren İbrahim Ayaz’ın tabutu bir minibüsün üstünde iplerle bağlanıp getiriliyor. Bu mu hürmetimiz, bu mu sanata ve sanatçıya verdiğimiz değer?

Bu memlekette hiç mi ambulans olmaz, ölülere böyle mi değer veriliyor? Gözünde hep değerli kalmak için hep sizin coşmanız mı gerekirdi?

Hayır.

Samimi iseniz, Mışko’yu dinlediğinizde aldığınız lezzete mukabil en azından merhumun mevtine hürmet etseydiniz. Ama yapamadınız, hürmetsizlik ettiniz, vicdan dersinden sınıfta kaldınız! Kâhtalı İbo’ya Allah’tan rahmet diliyorum, ruhu şad olsun. Ona Mışko’yu dillendirdiği için hayranım, bana derslerimden yüksek not aldırdığı için minnettarım. Hakkını helal et İbo. Sen vefat ettin ama Mışko ölmedi, hâlâ aramızda ve yaşıyor. Ve de senin sesinle yaşamaya devam edecek. Bu arada bilmeyenler için söylüyorum Mışko fare demektir. Evet, dilber çobanı sevmediği için ona fare lakabını takmıştı. Ama fare de olsa o kendisine layık hakiki dilberi çoktan bulmuştur belki. Mışko çirkindi ama belki kalbi Cennet çiçeği ve dilber buna layık değildi…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Sitemizi Nasıl Buluyorsunuz ?

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SAYFALAR

    e-gazete

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    Free PageRank Checker